Köşe Yazısı: Okula Dönüş

Merhaba Genç Magazin okuyucuları. Biliyorum arayı yine açtım ama gerçekten anlatacak çok bir şeyim kalmadı. Çünkü pazartesi günü yiyorum uyuyorum salı yine yiyorum uyuyorum ve tabi ki çarşamba,perşembe,cuma,cumartesi ve pazar günleri de aynı şeyleri yaptım. Bu yüzden ne yazacağımı bilmeden yazıma başlıyorum bakalım parmaklarım neleri yazmama izin verecek. Hadi bakalım başlayalım bir yerden.

Açıkçası hala ne yazacağımı bilmiyorum farkında olmadan dalıp gitmişim boşluğa doğru. Tamam bu sefer buldum belki bunu okuyunca moraliniz bozulabilir çünkü şimdi seçtiğim konu okula dönüş...
Bunu yazmak için erken olabilir belki ama inanıyorum ki şuan içinizden bir çocuğunun benim gibi korktuğuna. Bu sene benim gibi üniversiteye başlayan ya da liseye geçen kişilerin ilk zamanlardan korkmasından bahsediyorum. Açıkçası benim korkum yeni bir ortama alışmaktan çok ingilizceden korkuyorum. Çünkü bu zamana kadar ingilizce derslerinde uyuyan biri olaraktan 5 sene boyunca tüm derslerimin ingilizce olması hiçte içimi rahatlatmıyor. Şuan ingilizceye daha çok asılmam gerekirken hayatımdan daha çok çıkarıyorum. İnternet de ya da televizyonda ingilizce geçen yazılar gördükçe karnıma kramplar giriyor parmaklarım uyuşuyor beynimi sanki böcekler basıyormuş gibi hissediyorum. Şu sıralar derslerde uyuduğum için kendime kızıyorum.

Ama ne yapabilirim uyumak için harika bir ders. Aslında benim için çoğu dersler uyumak için birebir ama ingilizcenin daha çok uyutucu özelliği var. Zaten dediklerinden bir şey anlamıyorum. Tamam diyorum bu sefer dinleyeceğim öğrenicem sonra bir anda zilin sesini duyup uykudan uyanıyorum. Ne kadar denersem deneyeyim olmuyor.  Gözlerimden benden bağısız hareket ediyor. Aslında bu konuda çok uzmanlaştım gözlerim açık uyurken yazı yazabiliyorum. Yanımdaki arkadaşımın seslenmesiyle ya da yanlışlıkla çarpmasıyla bir anda kendime geliyorum ve bir bakıyorum tahtada ne var ne yoksa yazmışım. Sorun şu ki tahtada yazanları ne okuduğumu ne de yazdığımı hatırlıyorum.

Tabi bu sene böyle bir şansım yok ne kadar uyumak istesem de uyku haram bana. A bir de tabi ki yaz bittiği için öğlene kadar uyuma işi de bitti. Artık horozlar ötmeden, kavga (neyse siz anladınız) yemeden kalkıp en sevdiğim dersi dinlemeye gideceğim. Hayatım boyunca 6 ya alarm kurmamış bir insan olarak çok zorlanacağımdan eminim. Lisedeyken bile okulum çok yakın olduğu için ders saatlerinden 10 dakika önce kalkıp gidiyordum. Gerisini siz düşünün artık.

Bugünlük de bu kadar biliyorum kısa oldu biraz ama bu konuyu biraz daha uzatırsam klavye ağlamaktan ıslanacak.  Çünkü bu konu yüzünden kafayı yemek üzereyim. Daha okullar açılmadan bu hale geldiysem başladıktan sonra sokaklarda ayılıp bayılan birilerini görürseniz benim. Bir daha ki yazıda görüşmek üzereeee :)))
Yorum bırakmadan da çıkmayın o kadar kişi okuyor yorum bırakan 2-3 kişi. Yorumları gördükçe başıma ne işler açsam da gelip yazsam diyorum :) Bildiğiniz kaşınıyorum yani. Neyse yine uzattım. 
Güle güle. Bay. Anyo. Adios. Bonjour. 

                                                                                                                           -Hülya Temiz
 
Facebook Sayfamız
Bize Ulaşmak mı İstiyorsun?
Şimdi E-Posta Gönder!