Köşe Yazısı: Tüm Kötülüklerin Anası; UYKU

Merhabaa millet :D Bayağıdır yazamıyorum sınavlar dolayısıyla ve birkaç haftadır sağlık sorunlarımla ilgilendiğimden anca zaman bulabildim. Telafi etmek için elimden geleni yapacağım bu yüzden sizde beğenilerinizi ve yorumlarınızı eksik etmeyin. Hadi bakalım başlayalım...

Bu haftaki konumuz her insanın yaşadığı en büyük sıkıntı olan; uyku. Akşam yatmasını bilmeyip sabah kalkamıyoruz. Özellikle benim gibi insanlar. En az 6 alarm kurarım ve ertelemelerini açarım. Artık bir süre sonra müzik sinirlerimi bozduğu için dayanamayıp kalkarım. Başka yolu yok!
Sabahları bardağa yapışan çay tabağı gibi yapışıyorum yatağa. Böyle evladımdan ayrılıyormuş gibi oluyorum. Heh işte o duygunun Allah cezasını versin. Oy dağlar dağlar deyip kendimi duvardan duvara vurasım geliyor. Hani bir söz var ya; sevmek mi zor unutmak mı? deseler sabah erken kalkmak derim.
Yatağımdan,yorganımdan ve yastığımdan ayrılabilmem için en kısa yol kendimi yataktan atmak. Bu sayede kısmen uyanmış oluyorum. Tabi bunu yapmak da baya bir zahmetli. Öncelikle sabahları istemsiz bir şekilde beynime kıpırdama uyu gitsin emrini verdiğimden kendimi yataktan atmam zor oluyor.

Hadi kalkmayı bir şekilde başardım.Ama bunlarla da bitmiyor. Her ne kadar yatağımdan kalkıp uyanmak için bir adım atsam da gözlerimi açmam en az uyanmak kadar zor. Sanki üstlerinden fil sürü ya da tır geçiyormuş gibi hissediyorum. Bir türlü açamıyorum.
Etrafa çarpa çarpa banyoya gidip yüzümü yıkıyorum. Ama sorun şu ki orada da gözlerim kapalı olduğundan otomatikman uyuyorum. Bu yüzden yüzüme en az 20 kere su çarpıyorum. Bunun farkına vardığımda uyanmış oluyorum zaten.

Bütün günüm ise esneyerek geçiriyorum. Benim bir esnememle tüm sınıf sırayla esnemeye başlar. Zincirleme bir şekilde sırayla herkes esnedikten sonra yavaş yavaş gözlerim kapanmaya başlar. Hatta bazen başım düşer uyanırım. Tabi her günüm böyle değil. Mesela erken yattığımda daha çok uykum oluyor. geç yattığımda daha dinç uyanıyorum. Sizde de böyle oluyor mu?

Gerçekten de uykuyu seven biriyim. Bu yüzden okulda ve dershanede bir çok şaka konusu olduğum doğrudur. Mesela ben okulda arka sırada otururum. Bir soruya cevap verdiğim zaman herkesin gözü bir anda üzerimde oluyor. Hatta bir arkadaşım "oha Hülya uyumuyormuş" dediğini hatırlıyorum. Artık hocalarda alıştı uyumama. Aslında derste hemen uyumam. Önce dersin gidişatına bakarım. Eğer ki keyifliyse dinler katılırım. Ama artık gözlerime ve zihnime engel olmadığımda daha fazla direnemez koyarım kafamı sıraya. Kendime en konforlusundan yastık yorgan yapar yatarım. Bir gün arkadaşlarımdan bir hocamın üstüme mont attığını duydum. Yani artık siz düşünün gerisini.

Tabi ki bu anlattıklarım benim tembel biri olduğumu kanıtlamaz. Bunlara rağmen teşekkür alırım. Bazı arkadaşlarım bana " Hülya sana ne zaman baksam uyuyorsun nasıl oluyor da teşekkür alıyorsun" derler. Hala da devam eder bu merakları. Neyse onlar merak ede dursun biz devam edelim.

En kötüsü de okuldu dershaneydi derken eve gidip yatacakken okul sınavlarına çalışmaya çalışmak. Kitapları açarsın şöyle her sayfadan hocanın çizdirdiği bir kaç cümle okuduktan sonra " neyse ya şimdi uyuyayım; yarın uyanır otobüste, minibüste, dağda, taşta çalışırım" moduna gireriz. Tahmin edersiniz ki hiçte bu dediğimiz gibi olmaz. Okula gider arkadaşlarımıza "ya bana şu konuyu bir anlatsana. Dün baktım ama baya bir baktım ama anladım" diyerek herkesten bilgi dileniriz.

Konuyu özetlemek gerekirse; bizim yani gençlerin en büyük sorunu uykusuzluk. Uykusuz olduğumuzda ağzımızdan çıkan, kafamızda dönen filmlerin kontrolünü elimizde tutamıyoruz. Bu yüzden de bir çok şeyde başarısız oluyoruz...

Umarım beğenmişsinizdir. İyi kötü yorumlarınızı bırakın lütfen ve haftaya yazılmasını istediğiniz bir konu varsa onu da yazmadan geçmeyin. 

                                                                                                                                -Hülya Temiz
 
Facebook Sayfamız
Bize Ulaşmak mı İstiyorsun?
Şimdi E-Posta Gönder!