Köşe Yazısı: Yalnızlığın Getirdikleri

Bu yazıyı yazmayı uzun zamandır bekletiyorum. artık daha fazla beklemeden sizinle paylaşıyorum. çünkü biliyorum ki yalnız değilim. benim gibi düşünen ve ya yaşayanlar vardır.

Yeni nesilin en büyük sorunu olan "yalnızlık sendromunu" sandığımız kadar da kötü değil. iyi-kötü bize getirdikleri var.mesela şuan ki şartlara göre dışarı çıkmak bir hayli zor.. oruçluyken dışarı çıkmak  herkesin harcı değil.sanki her adımda "aha şimdi düşüp bayılacağım" gibi düşünüyorum. hal böyle olunca bütün gün evde pinekliyorum. şimdi benim gibi 7/24 dışarıda gezmeye alışkın biri evde oturursa biraz sıkıntılı oluyor işte. tabi bunun güzel bir yanları da var.


mesela bir anda evde yapılacak çok fazla şey olduğunu fark ettim. bir kere kafa dinliyorsun istediğin kadar uyuyorsun." aman şu saatte kalksam şu saatte hazırlansam şu saatte evden çıksam bla bla" hep bir zaman sınırlaması var. ama evde oturacağın zaman öyle mi? 3te de uyansan 4 de uyansan fark etmez. sonuçta acelemiz yok.

eski yazılarımı okuduysanız benim yabancı diziler izlemeyi ne kadar çok sevdiğimi biliyorsunuzdur. evde ki bu boş zamanlarımın en büyük yardımcısı da diziler. bir bölüm diye açıyorum günün sonunda bakmışım iftar saatti gelmiş en az 4-5 bölüm izlemiş oluyorum. izleye izleye haliyle dilimiz de hayal gücümüzde gelişiyor.

bir diğer büyük sorunumuz ise malum telefon şarjımızın çabuk bitmesi. malesef ne kadar iyimser olmaya çalışsam da buna çözüm yok. evde otursak dahi şarjı bitiyor. hayır yani lükse bakın hem evdesin hem de şarjı bitiyor. hal böyle olunca ülkemizde priz kıtlığı oluyor. evde ki her birey bir priz kaptığında devrin en büyük savaşı başlıyor.  priz kapmaca oynanıyor sanki. evin içinde telefon yerine şarj aletiyle dolanıyoruz.

yalnızlığın kötü yanına geldiğimizde çevremizde ki olaylardan kopuk kalıyoruz. bunun dışında arada gelen sinirden titreme krizleri bunalım gibi sorunlarla da karşılaşılabilir. ama onunda çözümü var takın kulaklığınızı rahatlayın. ayrıca aradan bir kaç gün geçtikçe sonra arkadaşlarınızla buluştuğunuzda konuşacak bir çok konunuz olacak. aşk konusunda ki yalnızlık sendromuza giremeden konuyu açmadan kapatmam hepimizin hayrına olur. neyse ben daha fazla uzatmadan bitirsem iyi olacak. yoksa daha fazla iyimser olamayacağım. sonra toptan gideceğiz.

iyi kötü her türlü yorumunuzu bekliyorum...
                                                                                                                                            -Hülya Temiz
 
Facebook Sayfamız
Bize Ulaşmak mı İstiyorsun?
Şimdi E-Posta Gönder!