Köşe Yazısı: Kırlarda Koşarcasına

Öncelikle bir kaç haftadır yazmayı ihmal etiğim için özür diliyorum. malum tatildeyiz bütün gün uyumakla geçiriyoruz. . her neyse açığımı kapatmak için elimden geleni yapacağım. 

bir imza uğruna bir saat içinde neler çektiğimi anlatacağım size. pardon yazacağım. herkesin sevdiği bir yazar,şarkıcı ya da bir oyuncu vardır. benimde sevdiğim bir yazar var elbette. o yazarın imza günü öğrendiğimde kesinlikle gitmeliyim demiştim. gittim gitmesine de evdeki hesap çarşıya uymadı işte. imza günü saat 3'te benim dershanem 2 buçukta bitiyor. imza yeriyle dershanem birbirine ters yerler.  mecbur koştur koştur gidecektim. şimdi her şeyi başa alıp tek tek anlatacağım.


 Son derse girdiğimizden beri aklımda gözüm de saatim de. hep bir hesap yapmaya çalışıyorum. şu saatte çıksam şu kadar dakikada orada olsa şuna binsem falan filan. derken zil çaldı. bir hızla tüm eşyaları toplayıp çıktım. (ders daha bitmemiş olmasına rağmen) koştur koştur arkadaşımla sözleştiğimiz yerde buluşacağımız yere gidiyorum. tahmin ederseniz ki o arkadaşım namı değer Sarışın. eski yazılarımı okuduysanız anlarsınız kim olduğunu. başıma ne zaman garip olaylar gelse yanımda olan kişi.

yaklaşık olarak 10 dakika da buluşma yerine geldim. ama Sarışın ortalarda gözükmüyor. bir kaç dakika bekledikten sonra paniklemeye başladım. sarışına bir şey olacağını düşündüğümden değil geç kalacağız da en arka sırada saatlerce bekleyeceğiz diye. (tamam bu konuda haklısınız böyle düşünmek gerçekten kötü) Sabah uyandığımda dışarıda kovalardan boşalırcasına yağmur yağıyordu. mecbur üşümemek için kazak giydim. ama şimdi havaya bakınca dışarısı cayır cayır yanıyor. etrafıma bakınıyorum bazıları şort bile giymiş. bense kazak ve ağır mı ağır çizmelerimle sanki bu ülkede aşamayan bir an da buraya üşen bir yabancıymışım gibi görünüyordum.

5 dakika sonra Sarışın yanıma geldi. benim görünce gülmeye başladı. nedenini sorunca verdiği cevabı hiç mi hiç beklemiyordum. " halini görsen şu ankinden daha kırmızı olamazdın herhalde" çantamdan aynamı çıkardığımda gerçekten o halime oturup ağlayabilirdim. sıcaktan kızaran bir yüz, koşturmaktan dağılan saçlar ve havaya uymayan bir kıyafet. bu üçü beni bitiren üç şeydi. saatte baktım daha 15 dakika vardı. bu halimle gideceğime imzaya 10 dakika geç gelip arkada bekleyemeye razı gelip ilk bulduğumuz mağazaya attık kendimizi.

elime geçen bir kaç tişörtü aynı hızla giyip çıkardım. en sonunda kot ince askılı bir tişört almaya karar veriyorum. ama bir terslik vardı. onlarda çizmelerimdi. mağazada gördüğüm düz bez mavi babetleri gözüme kestiriyorum. tabi ki bu kadar kolay olmayacaktı almam. neden mi? işin içinde şans ve ben varsam zaten o iş baştan bitmiştir. ayakkabının numarası benimkiyle uygun değil. çalışanlardan biri depoya bakacağını söyledi. o giderken ben de arkasından "acele edin geç kaldım" diye bağırıyorum. adam benim o halimi görünce koşmaya başladı. çalışan gelene kadar ellerim belimde bir ayağım ise titremekle meşguldü. aynı hızla yanıma geldiğinde daha da sinirlenmiştim. ayakkabılar elindeyken başka bir kadına beden bakıyordu. saatte baktım 5 dakika sonra başlayacağını gördüm. çıplak ayaklarımda adam yanına gidip kaptım ayakkabıları hemen. kasaya gidip parasını ödeyip çıktım.

bu süre içinde Sarışın hep gülmekle meşguldü. imza gününün olduğu yere  geldiğimizde bir rahatlama geldi. artık sinirle atılan adımlar yerine daha sakin ve heyecanlı adımlar atmaya başladım. salona girdiğimizde o kadarda kalabalık olmadığını görünce şansın benden yana olduğunu düşündüm.ama tabi ki şans benden yana değildi YİNE! kuyruk s harfleri gibi olduğundan sonunu bulmakta o kadar uzun sürdü. her neyse dişimi sıkıp sıranın bana gelmesiyle imzamı alıp kırlarda koşan Heidi gibi eve gittim. akşam eve geldiğimde imza aldığım an dışında ki her şeyi unuttum. ta ki Sarışın bunları kalabalık arkadaş ortamında bana hatırlatana kadar.

tekrardan bu kadar geçiktiğim için özür diliyorum. umarım beğenmişsinizdir. hepinizde İyi tatiller...
                                                                                                                       
                                                                                                                       -Hülya Temiz


 
Facebook Sayfamız
Bize Ulaşmak mı İstiyorsun?
Şimdi E-Posta Gönder!