Köşe Yazısı: Gülümse Çekiyorum

Size en ama en rezil anımı anlatacağım. mümkünse kimseye yaymayın. çünkü rezilliğin Nirvana'sını yaşadım. sizi daha fazla meraklandırmadan anlatsam iyi olacak.  size ilk ya da ikinci yazımda rezil olduğum anılarımdan bir kaçını yazmıştım. bir tanesinde kalem olayında yakalandığım çocuk vardı. heh işte ana karakter o
dershanenin yakışıklı çocuğu. adını veremeceğim çünkü daha tam olarak bende bilmiyorum. her neyse 15 tatilin ardından bu çocuk dershaneye geldi. o zamanlar benim gözümde alerji vardı saat başı damla damlatmam gerekiyordu. ders arasında hocanın odasında kızlarla oturuyoruz.( bu arada ben butik dershaneye gidiyorum yani dinlenmek için en rahat yer hocanın odası)

kızlardan biri gözüme damla damlatırken kapı çalı biri içeri girdi. ilk damladan sonra net görmemeye başladım zaten. yavaş yavaş görüntü geldiğinde kod adı Heykel'i gördüm. harbiden Heykel gibiydi. üstünde v yaka dar atlet ve siyah pantolonla bana bakıyordu. ben gözlerimi kırpıştırıyorum görüntünün netleşmesi için. kendime geldikten sonra kızlara mesaj attım. attım ama atmaz olaydım. kızlar demez mi resmini çek diye. haklı olarak onlarda aylardır merak ediyorlar çocuğu. her neyse şansıma telefonum cebimdeydi. kızlar karşılıklı oturmuşlar biri hocayla konuşuyor diğeri telefonunu karıştıyor Heykel ise hocanın yanında bilgisayara da ki programa bakıyor. tam çekiyordum kiiiii hayatımın en büyük hatasını yaptım.

ah benim salak kafam. ben ne diye resmini çekmeye çalışıyorsam. o an yok olup bir gezegene ışınlansam. o anı geriye almayı o kadar çok isterdim ki anlatamam. hayır yani çocukla konuşacağımız varsa da o andan itibaren imkansızlaştırmıştır. onu geçtim ben o anı hatırladıkça kötü oluyorum. hatta bunu yazarken bile kıpkırmızı oldum. ter bastı fenalık geçirdim.

evet tamda tahmin ettiğiniz gibi flaş açık kalmış. ben ışığı fark eder etmez telefonu indirdim. toparlamak içinse sesim titreye titreye "aaay ne oldu ya telefona böyle?" falan dedim ama sanırım o an sesim bile çıkmadı. Heykelin önünde oturan arkadaşım fark etmiş Heykele dönmüş o da göz ucuyla bakmış bana. belki anlamamıştır diye çakıldım kaldım yerime. eğer şimdi kalkarsam kesin anlardı. o gidene kadar nefes almaya çalıştım.neyse ki çok geçmeden gitti. ben direk kafama vura vura kendime söyleniyorum.

ben o moralle dershaneden çıktım ve bunları benim başıma açan arkadaşımın kollarına sığındım. tek bir mesajımla koşarak geldi. o da olmasaydı herhalde salaklığa ağlardım.tesellileri sayesinde o günü toparladım. önceden Heykeli görebilmek için dershaneye koşarak giderken şimdi görmemek için hep geç gidiyorum. eğer ki görürsem hiçbir şey olmamış gibi sanki onu görmemişim gibi geçiyorum yanından. ve kader yine yaptı yapacağını deyip burada bitiriyorum. umarım sizde en az arkadaşlarım kadar gülmüşsünüzdür. yapacak bir şey yok bende de böyle rezil olma potansiyeli var. kaderime boyun eğip yoluma devam edeceğim.

                                                                                                                            -Hülya Temiz





 
Facebook Sayfamız
Bize Ulaşmak mı İstiyorsun?
Şimdi E-Posta Gönder!