Köşe Yazısı: 1 Puanla Kaçan Dünya Barışı


Küfür dolu bir dönem daha geçti. Şimdi herkes gibi iyi kötü günler yaşadık muhabbetine girmeyeceğim. Sonuçta bende öğrenciyim. baya baya kısa göz açıp kapatınca bitecek bir 15 günlük tatil verdiler. Allah razı olsun valla. Onlara göre 15 gün bile fazla ama bizim için önemi büyük. Benim anlamadığım tek bir nokta var bu hazine değerinde eki 15 güne yarı yıl tatili diyorlar. Yarı tatili olabilmesi  için 1 buçuk ay olması gerekmez mi?
Burayı bir türlü anlamadım. Karne gününden bir hafta önce bir çoğumuzun etekleri tutuşuyor. 1 puanda teşekkürü kaçıranlar 1 puanla dersten kalanların hepsi panikliyor. Hocalarında hoşuna gidiyor tabi. Bir anda bıyık altından bakmaya başlıyorlar bize “noldu he bir dönem boyunca uyudun arkada sürün şimdi” bir anda bu havaya giriyorlar.

Bir yerde de haklılar tabi. Mesela ben her felsefe ve sosyoloji derslerinde uyurum. Ama sınavlardan geçerim. Sırf şu hocaların bana “her ders uyuyorsun noldu da şimdi not dileniyorsun” bakışını atmasınlar diye.
Aslında sabahları erken kalkmak zorunda olmasak okul eğlenceli olabilirdi. Arkadaşlarınla falan zaman geçirmek eğlenceli tabi bazı dersler olmasa. Bazı dersler gerçekten koy kafanı uyu tadında.
Engel olamıyorsun gözlerine bir anda kapanıyorlar sonra vay efendim “sen tembelsin”. Ne alaka şimdi??
Adın bir çıkıyor tembele ne yapsan inmez. İstersen sınavdan 100 al direk kopya derler. Yok yani orta yolu yok!

Birde karne günleri okulda olanları ele alalım. Karne günlerinden oldum olası nefret etmişimdir. Herkes ne giymiş diye seni izliyor. Bir anda dedikodular dedikodular. Bir de kendini “disgo gızı” diye adlandıranlar onlar harbiden kendi kaşınıyor ama. Karne gününe mezuniyet kıyafetiyle gelenler bile vardı.
Ne gerek var yani. Giy bir pantolon tişört kime neyi kanıtlamaya çalışıyoruz ki? Neden hep biz kızlar birilerine bir şeyler kanıtlamak zorunda kalıyoruz? Bence bu olay değişmeli. Erkeklere güzel gözükeceğiz diye ne hallere düşüyoruz.
Erkekler bizim için hazırlansın bir kere. Eşofmanla gelen erkekler bu kadar rahatken biz aslında hiç rahat olmadığımız kıyafetler giyiyoruz?
Saçma. Tamam şimdi böyle dedim ama bu demek değil ki kızlarda eşofmanla gelsin. Kız dediğimiz her zaman her yere gidecek gibi hazır olmalı ama dozunda.
Karne günlerinden nefret etmemin bir diğer yanı ise törenler. Daha törene gitmeden sıkılıyorum. Sanki müdür 1 dönem boyunca her gün ama her gün konuşmuyormuş gibi sahneye daha yeni çıkan bir kuğu gibi konuşmaya başlıyor. Konuşuyor ama bir türlü susmuyor.
Tabi kimse dinlemiyor. Bir kere sayı üstünlüğümüz var. Kaç tane hoca bize karşı koyabilir ki. Tüm okul üstlerine yürüsek sesleri çıkmaz. Ama saygımızdan yapmıyoruz. Müdür bitiyor diğer hocalar çıkıyor. Hadi sıkıyoruz dişimizi bu sefer şiir okumak için öğrenciler çıkıyor.

Onlara da yazık tüm okul onlara “bu salaklar neden çıktı şimdi?” diye bakıyorlar. Haklılar. İlk okulda değiliz sonuçta şiir okumak da neyin nesi?
Karneler 9 da dağıtılacak diyorlar saate bir bakıyorsun 11 olmuş tören yeni bitmiş. İnsaf!!
2 saat ayakta boş boş bekliyoruz.
Okul merasimi bittikten sonra ev merasimi başlıyor bir ayrı törende evde yapılıyor. Bazı anne ve babalarımıza göre teşekkür ya da taktir alman dünyayı kurtarmakla aynı şey. Onlara o belgeyi versen yeter karnede ki notlarının hiçbir önemi yok!
Bazılarımız da benim gibi 1 puanla kaçıranlar olmuştur. Bunu annelerinize söylediğinizde inanmazlar.  Çünkü belge yok!

Onlarında haklı olduğu nokta ise onların zamanın da o belgeler çok önemliydi. Ama şimdi öyle değil  MEB denilen bir yer tüm sistemi altına üstüne getirdiler. “Yok efendim geçme notu 45 çok az biz bence bunu 50 yapalım da öğrenciler zorlansın.”  “aaa devamsızlığı 10 güne düşürsek daha iyi olur böylelikle sınıfta daha çabuk kalırlar” gibi değişiklikleri sayesinde bu dönem öğrencilik hayatımın en zor dönemi oldu.
bir puanın bile ne kadar önemli olduğunu bu sene daha iyi anladım. halbuki hocalar o 1 puanı çok görmeyip verselerdi  o çocuk eve çok mutlu dönecekti.
onun mutluluğuyla annesi de mutlu olacaktı, annesinin mutluluğu babasını da mutlu edecekti, onların mutluluğu iş hayatlarını da etkileyecekti. resmen ülkeye dünya barışı gelecekti. resmen buna engel oldular.

Özetlersek karnedeki notlarımız ne kadar kötü olursa olsun bu bizim tembel olduğumuz için değil çalışmadığımız için kötü. Aslında bütün iş o kitapların başına oturabilmekte. Yoksa hepimiz çalışkanız…         

 -Hülya Temiz
 
Facebook Sayfamız
Bize Ulaşmak mı İstiyorsun?
Şimdi E-Posta Gönder!