Köşe Yazısı: Noel Baba Bu Senede Gelmedi

2013 yılının son yazısını biraz daha duygulu yazmak istiyorum. 2013 yılı bir çoğumuz için mutlulukla ya da aşkla geçse de bazılarımız içinde bir o kadar acılı geçti. 

Bana göre ise 2013 çok dolu geçti. Her duyguyu bir anda yaşadım ve bir an da bitti. Herkes “2014 daha güzel geçecek” umuduyla uyanacak ama değişen şey sadece takvimde ki sayılar.
Onun dışında acılarımız ve sorunlarımız yine devam edecek.
Eskiden yılbaşı akşamları çok güzel geçerdi. Öyle şimdi ki gibi gece gezmelerine izin yoktu. Ailecek otururduk evde.hatta evdeki herkes birbirine hediye alı
rdı.Evi süsler yemekler çerezler eşliğinde  televizyon izlerdik. En güzel diziler ya da programlar o gün bir anda verirlerdi. Hangisini izleyeceğimizi şaşırırdık. Tombala olayına hiç girmiyorum bile.
Sırf bunları tekrardan yaşamak için yılbaşını halatla çekerdim. Belki bunları hala yapanlar vardır. Ama bizim için bu devir bitti maalesef. Artık evdeki herkesin işi başından aşkın.
Evi süslemeye çalışsak bize “napıyor bu salaklar” diye bakarlar.
Bir de şu okullarda çekiliş olayları var. O olaydan nefret ediyorum. Bu çekilişlerin iki kötü yanı var. İlki o çekilişte hep gıcık olduğunuz biri çıkıyor. En kötüsü de gıcık olduğunuz birine ne alabilirsiz ki?
En iyi kaktüs. Bence en anlamlı hediye. Burada bir mesaj var ama bunu burada söylemem doğru olmaz.
İkincisi ise sevdiğiniz biri çıkar ona en güzel hediyeyi özenle seçersiniz ama onun size verdiği hediye koca bir HİÇTİR!!!
Çünkü evde UNUTMUŞTUR!
Bu bahane bence bahanelerin kralı. En çok söylenen bahanedir. Hayır gerçekten de evde unutsan bile kimse inanmaz.
“eh iyi o zaman yarın getirirsin” diyorsun bakıyorsun ki okula gelmemiş ya da yine evde unutmuştur.
Her defasında da “bu sefer katılmayacağım” diyorum ve bir bakıyorum ki elim torbanın içinden kağıt çekiyor. Belki bu sefer beni çeken biri hediyemi evde unutmaz düşüncesiyle katılıyordum.
Yok yine evde unutulmuş. Bence sorun bende. Hediyeler beni istemiyor. Başka açıklaması yok.
Annemde hep beni avutmak için “hediyenin n e önemi var” diyordu. Şimdi soruyorum size herkes doğruyu söylesin hediye almayı sevemeyen var mı?
Bu soruda biraz gofret reklamına benzedi ama neyse çaktırmayalım.
Herkes ufakta olsa hediyeyi sever. Aslında burada ki olay hediye değil. Biri tarafından düşünülmek. Biri sizin için bir şeyler düşünüyor fikri bile yetiyor insana.
Kalem bile yeter yüzümüzü güldürmeye. En ufak şeyle bile mutlu olan insalarız nasıl oluyor da bu kadar mutsuz olabiliyoruz?
İlk okuldayken bana çekilişte en yakın arkadaşım çıkmıştı. Ona çok güzel bir anket defteri yanında da bir sürü renkli tüylü kalemler almıştım. Tabi o zamanlar anket defterleri çok modaydı.
O defterden bir tane daha olsaydı kendime de alacaktım o kadar güzeldi. Neyse ben sabah heyecanla okula gittim.
Öğrendim ki arkadaşımda beni çekmiş. Tamam lan dedim bu sefer hediyem evde unutulmadı. İlk hediyeyi ben verdim. O zaten görünce defteri ve kalemleri bir anda havaya uçtu. Bende aynı pozisyonda sırıtarak bekliyorum hediyemi .
Sakinleştikten sonra bana küçük bir kutu verdi. Kolye falan mı dedim bir anda sevindim. Biliyordu benim kolye falan sevdiğimi kesin kolyedir dedim.
  Heyecanla paketi açtım ve o anda sinirimden ağlamamak için zor tuttum kendimi. “yukarı bak Hülya sakin olmalısın” dedim.kendime geldikten sonra kutuyu yere attım. Sınıfta bir sessizlik oldu. Herkes bana bakıyordu.
Bir yandan içimden saydırıyorum bir yanda ne yapsam diye düşünüyorum. Defteri ve kalemleri hemen aldım ve gittim.
Ben ona böyle güzel bir şey almışken onun bana verdiği şey saç telleriydi. Tamam hediyenin bir önemi yok demiştim ama saç lan saç. Bildiğimiz saç. Napıyım ben saçı?
Silgi ya da kalem almak bu kadar zor muydu be insafsız? Yine hayallerim yıkıldı. Üstünde zıplandı. Hatta zıplamayla kalmayıp gitarı üstümde parçalandı.
Tırnak koymadı diye şükrettim tabi. Sonuç olarak ilkokul hayatım boyunca adam akıllı  bir hediye alamadım. Ama şimdiler de daha iyi anlıyorum ki hediyenin hiçbir önemi yok. Aslında biz hediyemizi çoktan aldık sadece farkında değiliz.
Şöyle etrafımıza baksak değerli hediyelerin sadece cansız eşyalar olmadığını görebiliriz.

Son olarak hepinizin 2014 yılının 2013 yılından daha iyi geçmesini diliyorum. Hala gülebiliyorken gülümseyin ve her şeyi korkmadan,kaçmadan dolu dolu yaşayın.

Mutlu Yıllar J
- Hülya Temiz
 
Facebook Sayfamız
Bize Ulaşmak mı İstiyorsun?
Şimdi E-Posta Gönder!