Köşe Yazısı: Diyet Kola Lütfen!

Her kızın mutlaka “rejime girmem gerek” dediği bir dönem vardır. Yoksa da olacak. Sonuçta kızız illaki kendimizde bir kusur bulacağız.genelde bu kusuru kilomuzda buluyoruz. İstersek 50 kilo olalım yinede kiloluyuz düşüncesi var.
Diyet yaparken en kötü şeyde kimse sizin yanınızda yemek yiyemiyor konuşamıyor. Bu durumla genelde dalga geçerler ya da inatlarına sürekli yemek hakkında konuşurlar. Normalde hiç konuşulmayan yemek konuları o dönemde konuşulur.yemeğin y’si duyulduğu anda kendimizi camdan atlamak geliyor. Hayır yani ne var sürekli yemek hakkında konuşuyorsunuz.
Amaçları ne ise artık.
İçimizden hep “iradeni koru bak yaz geliyor” diye diye kendimizi tutuyoruz. En büyük tehlikenin okul olduğunu zannederken evde televizyon izlerken her reklamda bir yemek reklamı çıkıyor. İçeride zaten annemiz yemek yapıyor onun kokusu birde önümüzde resmi ALLLAH!
Gel de bozma.
Pizza,mantı,sucuk vs. hepsini bir anda yemek istiyorsunuz.
İşte bende bu dönemden geçtim. Ama yalnız değildim. Benle beraber arkadaşlarımda bu yola baş koydular. Geçen hafta olduğu gibi onlara da rumuz vereceğim. Birinin adı Limon diğerinin Zeytin olsun.
Limon, Zeytin ve ben diyete başladık.
Diyetten sonra artık başka kişilikler olmuştuk. Normal halimizin tersiydik. Ben sessiz sakin biri,limon asabi sinirli zeytin ise daha rahat hiçbir şey umurunda değil.
Baya azimliydik ama. Dönmek yoktu. Tokat sözü vermiştik. Tokat sözü en etkili sözdür. Söz verirken birbirimize tokat atardık bunu bozan olursa yine tokat yerdi. İlk zamanlar hiçbir sorun yoktu dayanıyorduk. Listemizi uyguluyorduk. Tam hatırlamıyorum ama taslak olarak şöyleydi:

Zeytin,Limon Ve Hülya’nın diyet listesi:
1.Sabahları hiçbir şey yok. (belki meyve)
2.Öğlen yarım porsiyon yemek ve salata.
3.Akşam 9 dan önce yemek yok (ne olur ne olmaz yemek geç hazırlanır falan diye 9)
4.Yemeğin yanında mutlaka diyet kola.
5.En zoru da çikolatasız olmaktı. Üçümüzde bundan kopamadığımız için her hafta 1 çikolata yeme hakkımız vardı.
NOT: İradeni koru.
Bizim diyet dediğimiz şey buydu işte.
Okulda kantinden uzak durmaya çalışıyorduk. Yakınında ya da etrafında dolaşamıyorduk. Artık suratlarımız çökmüş ve bembeyaz olmuştu. Düşüp bayılmamız an meselesi.
Ama ne yaptık irademizi koruduk. Herkes bizden kaçıyordu. Bahçedeyken bizi görenler ellerindekileri arkalarına saklayıp geçiyorlardı. Neyse ki 1 hafta geçti tartıya çıkma zamanı geldi.
Şimdi kiloları buraya yazarsam kendi ölüm fermanımı yazmış olurum.
Limon 550 gr. Zeytin 750 gr. Ben ise 600gr verdim. Tamam dedik oluyor devam. Bir hafta daha vampir gibi gezdik. Gözlerimizin altları çökmüş, vitaminsizlikten saçlarımız sönmüş ve herkesi yemek olarak görüyorduk.. Artık bir an arkadaşımın kolunu kemireceğim diye zor tuttum kendimi. Eve sürünerek gidiyoruz artık. Hiç gücümüz kalmadı.
Daha fazla dayanamayıp evde yemek yedimde yedim. Survivor adasından gelmiş gibi hissettim kendimi bir ekmek uğruna adam bile öldürebilecek haldeydim.
Normalde sevmediğim şeyleri bile yedim. Evdekiler artık beni öyle görünce “bu kıza biz yemek yedirmeyi öğretmedik mi” dediklerini bile duydum.ateşi ilk bulan insanlar kadar heyecanlıydım.
“anne ondan da koy biraz” “ya bir şey olmaz koy sen koyy” diye diyaloglar oluyordu.
Ertesi gün okulda eski ten rengime dönmüş ve enerji patlaması yaşayarak gittim. Limon ve Zeytinin yanına gittiğimde aynı kireç renkte yüzler. Bir an dedim ki ben ne yaptım kızlar bu haldeyken benim bunu yapmam yanlış dedim. Tabi bu düşünce sadece 10 saniye sonra sürdü.
Bende belli etmemek için yorgun gözükmeye çalışıyorum her iki lafımdan biri “yemek”
Bir yere kadar sürdü bu olay. 1 hafta sonra tekrar tartıya çıktığımızda Limon 1 kilo vermiş Zeytin 2 kilo vermiş. Ben tartıya çıkmamak için sürekli bahaneler üretiyorum.
“ya kızlar ben çok sıkıştım siz tartılın geliyorum” diyerek kaçıyordum 5-10 dakika tuvalette oyalanıyorum.
Geri geldiğimde de “bir su içeyim çok susadım.” Deyip yine gidiyorum. Artık kaçacak bir yerim olmadığından devreye “ya kızlar matematik sınavı neydi öyle ya? Hele edebiyat ben hayatımda bu kadar zor bir sınav daha görmedim” konuştukça konuşuyorum ki beni unutsunlar.
Ama yok Limonda ki hafıza Zeytin de ki inat kimsede yok.
Gözlerimi yumdum kaderime boyun eğip çıktım o lanet tartıya. Gözlerimi açmama fırsat kalmadan Limon suratıma hokkalı bir tokat geçirdi. Ardından da Zeytin.
Tartıya baktığımda 2 kilo aldığımı gördüm. verdiğim tüm kiloları geri almışım.  Limon’nun o mavi gözleri fal taşı gibi açıldı Zeytin ise ciddiyetini koruyordu.
Başladılar bir an da “ohaa sen gizli gizli yemek mi yedin yazıklar olsun sana”
“vaay sattın bizi ha”
Bende foyam ortaya çıkmasın diye “hep stresten oldu bunlar sınav haftası malum hem benim bünyemde böyle napalım” diyerek haklı çıkmaya çalıştım.
Kızlar bunu hep böyle biliyorlardı ta ki bu yazıyı okuyana kadar. Kusura bakmayın kızlar ama kendimi sizin ellerinizden kurtarmam gerekiyordu.
Biraz sakinleştikten sonra ikisi de dökülmeye başladılar.
“tamam kabul bende 3-4 çikolata yemiş olabilirim.”
“bende geceleri yemek yiyordum” dediler.
Bu sefer ben dondum kaldım. Sonuç olarak onlar kilo verdiler ben kilo aldım. Ha birde bu olaydan sonra Limonlarda ziyafet verdik. Diyetteyken yiyemediğimiz her şeyi yedik.  Şimdi hepimiz diyete başlamadan önceki kilolarımıza geri döndük.
Yani boşu boşuna 2 hafta vampir kardeşler gibi dolandık okulda. Bu olaylardan sonra kimse daha diyet lafını açamadı. Bu konuda böylece kapandı gitti.

İyi kötü yorumlarınızı bekliyorum. Ayrıca geçen hafta beni teselli etmek için kendi rezil olduğu anılarını yollayan arkadaşlara ayrıca teşekkür ederim  :D  
 
Facebook Sayfamız
Bize Ulaşmak mı İstiyorsun?
Şimdi E-Posta Gönder!