7 Eylül 2013

Kerem Bursin ve Hande Doğandemir D-Smart Dergisinin Eylül Sayısında!


Kanal D'nin sevilen dizilerinden Güneşi Beklerken'in başrol oyuncuları Kerem Bursin ve Hande Doğandemir D-Smart dergisinin Eylül sayısı ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdi. Dizi ve özel hayatları hakkında konuşan ikilinin röportajından öne  çıkan başlıklar şöyle:

Oyunculuk Serüvenleri Üzerine:
Hande Doğandemir: "Oyunculuğa, ilk menajerim Nimet Atasoy'la tanışmam sonucu başladım. Daha sonra Akademi 35 Buçuk'ta eğitim aldım ve yer aldığım projeler de arka arkaya gelmeye başladı."
Kerem Bursin: "Oyunculuk, hayatımda hep olan bir şeydi. Ama lise sondayken başrolde oynadığım oyun beni bu serüvene sürükledi. Yönetmenimiz oyunculuğun sanatsal yönüyle birlikte karaktere gitmek ve anı yaşamak gibi şeyleri gösterdi bana. Daha sonra üniversitede aldığım ek dersler, bulunduğum ortam ve projeler, olayın daha da derinlerine gitmemi sağladı. Ancak asıl dönüm noktası Los Angeles'ta 2.5 yıl Eric Morris ile çalışma imkanı bulmam oldu. Bu sırada elde ettiğim tecrübeler, sırf oyunculuk üzerinden olmasa bile, nasıl bir oyuncu olmak istediğimi ve işime, sanatıma ne kadar değer vermem gerektiğini gösterdi. Bu dönemde Roger Corman'la da çalışmak benim için büyük bir ayrıcalıktı.

 Aşk Üzerine: 
Hande Doğandemir: "Bu yoğunlukta ilişki yaşamak, ancak sevdiğiniz insanı özlediğiniz için zor olabilir. Yoksa kaşınızdaki kişi sizi anlıyorsa ve saygı gösterip hoşgörülü davranıyorsa yoğun temponun bu anlamda bir sorun olacağını düşünmüyorum. Seviyor ve sevildiğinizi biliyorsanız her sorun aşılabilir."
Kerem Bursin: "Şuan bir ilişkinin içinde olmadığım için zorluk yaşamıyorum. Ancak sizinde belirttiğiniz gibi böyle yoğun bir çalışma temposunda ilişkiyi sağlıklı bir şekilde yürütebilmek epey zor olurdu. Ama sonuçta inanıyorum ki ilişkide, saygı ve güven varsa, ki aşktan bahsediyorsak bunların olması gerekir; o zaman zorluklar da bir şekilde aşılır"
Spor Üzerine: 
Hande Doğandemir: Dizi için spor hocamızdan özel dersler alıyorum. Set programım çok yoğun, zaman buldukça da sporuma devam etmeye çalışıyorum
Kerem Bursin: Su ve yemek nasıl bir ihtiyaçsa, spor da benim için aynı kategoride. Eğitmen lisansım varç Los Angeles'ın en bilinen spor salonlarından birinde MMA dövüşleri ve üniversitedeki atletlere güç ve kondisyon eğitimi verdimç Spordan vazgeçmem; ama oynadığım karaktere göre bir spor programı uygularım.
Kerem Bursin'in Türkiye'ye Dönüşü Üzerine:
"Pek çok kişi öyle düşündü.Ancak ben bilinen veya fazla kullanılan yöntemlere sıcak bakmayan biriyim. Akışa karşı gitmenin ve sonunda hayaline ya da hedefine ulaşabilmenin çok daha ödüllendirici oalcağını düşünüyorum. Mümkün oldukça sınırları zorlamanın insana ve hayatına daha çok şey kattığı inancındayım."
Hande Doğandemir'in Sosyoloji Okuması Üzerine:
Sosyoloji benim için gayet bilinçli seçimdi. Oyunculuk ise her zaman yapmak istediğim ve bir gün mutlaka yapacağımı hissettiğim bir alandı. Hala iyi ki sosyoloji okumuşum diyorum. Sosyolojiyi, Türkiye'de mesleğimizin hak ettiği yerde ve değerde olmadığı bilerek okudum. Ama bana çok şey kattı. Geleceğimi üzerine kurmak için değil, bilmek ve öğrenmek için okudum.
Nejat İşler ile Oynadığı Browni Reklamı Üzerine:
Reklamdaki Hande, bugüne kadar beni diğer projelerimden tanıyanların görmediği bir Hande'ydi.Sanırım reklamdan sonra seçtiğim projeler, bu imajın üzerimde yapışıp kalmasını engelledi. Reklamdan sonra "Şubat'ta Elem karakterini canlandırdı. Şimdi de Güneşi Beklerken'in Zeynep'iyim. Hepsi biribirinden tamamen farklı karakter oldu. Tam da istediğim gibi. Sanırım bu, yaptığınız seçimlerle sizin şekillendirebileceğiniz bir durum. Yani tamamen tercih.
Çevrelerinden gelen yorumlar mı yoksa kendi düşünceleri mi daha önemli:
Hande Doğandemir: Öncelikle mutlaka benim içinde bulunduğum işe inanmam gerekiyor. Eğer başta ben inanmazsam kimseyi de anlatılan hikayeye inandıramam.
Kerem Bursin: İçine sinmeli önce.Onu oynadığım anda hissediyorum. Ama burada yönetmenin payı da çok büyük. Ayrıca değer verdiğim insanların yorumları da önemli benim için.
Dizide canlandırdıkları karakterlerinin birbirleri ile uyumları üzerine:
Hande Doğandemir: Kerem gibi bir partnerim olduğu için o kadar şanslıyım ki! Öncelikle hayran olduğum bir oyuncu ve çok iyi bir dost. Çok özverili, düşünceli ve çok profesyonel çalışıyor. Kendisi bambaşka bir disiplinle yetişmiş ve farkını hemen belli ediyor. O yüzden Kerem'le çalışmak çok keyifli. Ne kadar çok ortak sahnemiz olursa o kadar mutlu oluyoruz. Bizde izleyici gibi Zeynep-Kerem sahnelerini çok seviyoruz. O yüzden izleyenler de bu uyumu fark edip kısa sürede ısındılar.
Kerem Bursin: Hande gibi yetenekli bir oyuncuyla oynamak zor bulunan bir şans. Ama dediğiniz gibi bu ortam tüm ekipte olan bir şey. Hepimiz birbirimizle çok rahatız. Bir aile gibiyiz ve tabii bu pek çok şeyi olumlu etkiliyor. Hande'yle olan uyumuzmuz ise işimi çok kolaylaştırıyor. Kendisiyle "Güneşi Beklerken" dünyasına girmek büyük bir keyif.
Canlandırdıkları karakter gibi duygularını belli edip etmedikleri üzerine: 
Hande Doğandemir: Ben içimden geçeni direkt söylerim; hiç tartmadan ve hesaplamadan. Ama insanın kendine zarar vermemesi ve hayal kırıklığına uğramaması için sanırım biraz ketum olması gerekiyor.
Kerem Bursin: Bence bu biraz olgunlukla ilgili. Kerem Sayer'in yaşlarındayken çok belli etmeyip ufak sinyal yöntemini kullanırdım. Ama artık zamanın boşa harcanmaması gerektiğini düşünüyorum
    

comments powered by Disqus