13 Soruda Shay Mitchell

Shay Mitchell, yabancı bir magazin sitesiyle yaptığı röportajda gelecekteki projelerinde, Pretty Little Liars'tan ve hayata dair düşüncelerinden bahsetti.

1. İlk olarak biraz Pretty Little Liars hakkında konuşalım. Emily şu an da zor bir zamandan geçiyor ve “A” onu diğer kızlardan daha çok hedef alıyor gibi görünüyor. Bunun neden olduğunu düşünüyorsun?
Bilmiyorum! Başlangıçta Emily'i her zaman en zayıf halka olarak gördüler, ama açıkçası ben Emily hakkında böyle düşünmüyorum. Aslında o “A”i devirmekteki sorumluluğu ve liderliği üstleniyor. Diğer herkesin kendi sorunlarıyla uğraştığını düşünüyorum. Bence Emily'e çılgınca şeyler oluyor ama sezon boyunca bu eşitliğe ulaşacak.
2. Emily'nin geleceği yaralanmasından dolayı şu an pek kesin değil. Onu tekrar yüzerken görebilecek miyiz?
Umarım görürüz, çünkü bu bir balerinin ayaklarını kırmak gibi, ne demek istediğimi anladın mı? Özellikle bunun, onun tutkusu olduğunu düşününce. Yani, Emily için tek yapmak istediği şey buydu. Bir burs alıp, okula gitmek istemişti. Hayatında taslak olarak bulunan birçok plan vardı, ve şimdi bunlar ondan alındı. Ama gerçek hayatla birlikte düşünürsek, hepimizin atlatması gereken sınavları, sıkıntıları var ve bazen işler planladığımız gibi gitmese de, devam etmek, ayağa kalkıp, bunu çözmek zorundasınız. Ve bence bu da onu yapabilecek.
3.Paige son zamanlarda ortalıklarda yok. İlişkileri Emily'nin bu zor zamanı atlatmasına yardımcı olacak mı yoksa sorunlar devam mı edecek?
Sanırım öyle. Her zaman sorunlar olacak, özellikle Rosewood'daki ilişkiler hakkında. Ama yakınlarda Lindsey [Paige] ile birlikte çok güzel sahnelerimiz var. Lindsey ile sahnelerimizi çok seviyyorum ve bence onun karakteri çok önemli, özellikle Emily ile olanlar ve onun atlattığı şeyler. Evet bir anneye sahip ve evet arkadaşları da var . Ama ayrıca konuştuğunda onu dinleyecek bir insana da ihtiyaç duyuyor, bilirsiniz. Paige, Emily'nin yanında ve ikisinin birlikte olduğu güzel sahneler göreceğiz.
4.Dizide her zaman şok edici şeyler oluyor. Birkaç senedir içinde olmana rağmen, hala senaryo seni şaşırtıyor mu?
Bu inanılmaz çılgınca. Her bölümde bir şey oluyor. Küçük bir film olduğunu söylemekten mutluluk duyuyorum çünkü sürekli bir şeyler oluyor. Özellikle, geçen hafta yayınlanan bölüm kesinlikle deli bir bölümdü. Ama aslında ben her bölüm için böyle diyorum çünkü hepsi harika. Ve günden güne daha büyük, daha iyi oluyor.
5.Geçtiğimiz sezonlar boyunca favori anların hangileriydi? 
En sevdiğim bölüm muhtemelen deniz fenerindeki kovalamacaydı. Bunu söylüyorum çünkü bazı marifetlerimi göstermek hoşuma gidiyor ve dizide çok fazla marifet işi vardı -özellikle dövüş sahnelerinde- ve ben korkuyla kaçıyordum. Birinin seni kovalaması, sahte olsa da olmasa da, çok korkunç. O yüzden bu, unutmayacağım bölümlerden biriydi.
6.Tyler Blackburn'ün Ravenswood için diziden ayrılması tatsız bir olay mı?
Öyle. Onun için çok mutluyum ve dizi için ondan başkasını da düşünemiyorum. O harika bir insan ve harika bir aktör, onunla çok güzel zamanlar geçirdik, o yüzden artık burda olmayacağı gerçeği çok üzücü. Ama kim bilir? Geri gelip, başka bir bölümde yer alabilir. Eğer almazsa da, eminim ki Ashley ve ben Ravenswood çekimlerinde onu ziyaret etmek için New Orleans'a gidiyor oluruz.
7.Pretty Little Liars hayranları diziye çok fanatik ve saplantılılar. Senin gerçekten saplantılı olduğun şeyler neler?
Muhtemelen seyahat etmek. Sete her zaman bilgisayarlarımızı getiririz ve ben de her zaman bir dahakine gitmek istediğim farklı yerlere göz atarım, boş zamanlarım için planlar yaparım, nereye gitmek istediğimi düşünürüm. Seyahat blogları okurum ve farklı yerlere gitmek, boş zamanım olduğunda ne yaptığımdan emin olmak benim tutkum. Bir yere giderim ve bir başka bir kültürü ve diğer insanları deneyimlerim. Bence bu tür deneyimler sizi olgunlaştırır.
Bir başka ilgilendiğim şey ise diziler, Breaking Bad'in geri dönüşü için çok heyecanlıyım. Benim en sevdiğim dizilerden. Sabredemiyorum. Ayrıca Homeland'i de yakalamaya çalışıyorum, ve Orange is the New Black'e başladım. Bence setteki birçok insanda bunu izliyor. Hayranlarına ulaşmak için Twitter'ı ve sosyal medya platformlarını kullanmak çok güzel, onların düşüncelerini ve fikirlerini duymak. Hayranlarının seninle birlikte bölümü izlemeleri, inanılmaz bir tecrübe.
8.Ayrıca sevdiğin şeyleri paylaştığın bir blogun da var. Biraz ondan bahset.
Evet, var. Bunu yapmayı seviyorum. Blog benim için büyük bir tutku. Ben ve en yakın arkadaşım Michaela, bunu yaparken çok eğleniyoruz. Evde olduğumuzda, ben işten döndüğümde ve o işini bitirdiğinde, herhangi bir şeyden konuştuğumuzda, o güzel bir kitap okuduğunda veya ben iyi bir belgesel izlediğimizde, bunu diğer insanlarla da paylaşmak istiyoruz. Bence her şey bundan kaynaklanıyor. Bloga daha önce oraya giden var mı görmek için gitmek istediğim bazı yerleri koyacağım. Sonra, Kendin Yap projeleri, ikimizin de ilgilendiği şeyleri koydum mesela. Kendin Yap Projesini koyduğum ilk hafta çok güzel fikirler aldık ve birini seçim bloga koydum. O yüzden böyle yeni fikirler almak için çok heyecanlıyım. Bu çok eğlenceli ve hayranlarına ulaşmak için başka bir yöntem. 
9.American Eagle kampanyası için tasarladığın evi gördük, inanılmaz bir tasarım anlayışın var.
Tasarımı seviyorum! Her zaman söylüyorum ki, eğer bir aktris olmasaydım, bir National Geographic fotoğrafçısı veya bir iç mimar olurdum. İç mimariyi çok seviyorum. Bu blogumda da üzerinde durduğum konulardan biri. Her zaman alanımı genişletmeye çalışıyorum. Dergilerden sayfalar koparıyorum. İnternet sitesindeysem de Pinterest hesabıma değişik fikirler ekliyorum. Ve eğer “Oh, banyomu yenilemem lazım” zamanı gelirse, Pinterest'e veya dergilerden kestiğim sayfalar bakarım.
10. Kişisel hayatında ilhamını nereden alıyorsun? Herhangi bir stil ikonun var mı?
Sanırım bu her zaman değişiyor, sabah nasıl uyandığına, dışarıda havanın nasıl olduğuna veya ne yaptığıma bağlı. Bunlar gerçekten o gün ne renk giyeceğimi etkiliyor. Ben bir feminenim ve gerçekten kız gibiyim, o yüzden elbiseleri, topukluları, moda dergilerini ve blogları çok seviyorum. Taklit etmeye çalıştığım bir tarz var mı, bilmiyorum. Hollwyood'un ışıltısını seviyorum. Sophia Loren gibi, onun bütün kıyafetlerine  ve dantelin o İtalyan görüntüsüne ve güzel elbiselere bayılıyorum. Ayrıca parlak renklerden de korkmuyorum. Ne kadar parlak olursa, benim için o kadar iyi. Değişikliği ve yeni şeyler denemeyi seviyorum. Bu bir ilerleme ve ben bunun gerçekten durup durmayacağını bilmiyorum.
11. Çok hareketli bir insan olduğunu duyduk. Fit kalmak için yaptığın aktiviteler nelerdir?
Şu zamanlarda Ekim ayında San Francisco'da gerçekleşecek olan Nike Kadınları Yarı Maraton Koşusu için antrenman yapıyorum. İnsanlar bana kararımı veya yapmak istediklerimi sorduğunda her zaman “Maraton veya yarım maraton, bunu gerçekten yapmak istiyorum.” diyorum. Bunu daha önce hiç yapmadım ve her zaman bu konuda biraz korkuyordum. O yüzden bu sene Nike bana gelip bununla ilgilenip ilgilenmediğimi sorduğunda, “Evet! Ya şimdi ya hiç! Neden bunu yapmayayım ki? Bu bir neden ve ben de bunun bir parçası olmak istiyorum.” dedim. O yüzden şu anda ona odaklanıyorum ve antrenman yapıyorum. Geçtiğimiz hafta, Venedik'e gittim ve yürüyüş yerlerinde koşu yaptım, orada koşmak çok güzel. Genellikle, bisiklete binerim, ama bu gerçekten çok eğlenceli. Şu anda hedefim bu. Benim için iyi olan 4 mil [6,5 km] için hazırım. Bu yüzden şu an sadece 9 mil daha yapmam lazım, 9 mil ve ben iyi olacağım.
12.Müzik bunu kolaylaştırıyor mu? 
Evet. Müzik benim hayatımda büyük yer kaplıyor, özellikle spor yaparken. Bana ilham veriyor. Yemek yaparken veya koşarken bir Frank Sinatra veya İspanyol bir müzik açtığımda, kesinlikle beni motive edecek bir müziğe ihtiyacım oluyor. Büyük bir R&B [Ryhthm&Blues] ve rap müzik hayranıyım. Drake'in yeni albümünün çıkmasını sabırsızlıkla bekliyorum. Jay-Z'nin yeni albümünü aldım, ve albümde mutlaka biraz Beyonce olacak. Ama bunu karıştırıyorum. Indie [Bağımsız müzik] gruplarını veya oda arkadaşım Michaela'nın bana önerdiği şeyleri dinliyorum. O, müziğin çok farklı stillerini dinliyor, o yüzden playlistime koymam için bana yeni şarkılar öneriyor.
13. Maratonun hedefin olduğundan bahsettin. Başarılı bir dizide yer alıyorsun, sence de buna bu kadar ilgisiz kalmak önemli değil mi?                        
Evimde her zaman üstüne eklemeler yaptığım bir vizyon panom var. Şu anda önümde maraton var, ve ben bunu başarıyla tamamladığımda, onu oradan çıkarıp, yaptığım işleri, gittiğim yerleri kapsayan bir kitabın içine koyacağım. Ve üstüne yeni şeyler ekleyeceğim. Ama, bence hayat yeni tecrübeler kazanmakla, farklı şeyler yapmakla ve bir şeyler öğrenmekle ilgili. Panomda olan bir başka şey ise İspanyolca öğrenmek, o yüzden bunu bir kere yaptığımda, bunu da panodan çıkarıp, İtalyanca'yı koyacağım. Bence öğrenebildiğin kadar fazla şey öğrenmen, görebildiğin kadar fazla şey görmen, ve yeni insanlarla tanışman gerek. Her gün yeni şeyler öğrenerek ve insanların hikayelerini duyarak yeni şeyler öğreniyorum. Bunları her zaman o panoya yazıyorum, ve bunu nasıl yapacağımı düşünüyorum. Bence hedefler edinmeyi bırakamazsınız.         
 
Facebook Sayfamız
Bize Ulaşmak mı İstiyorsun?
Şimdi E-Posta Gönder!